Hasta komşuya kapı notu
Hasta komşunun kapısına bırakılan kısa notta ne yazılır, ne yazılmaz ve ne zaman susulur.
Kapı notu, ziyaretin daha hafif halidir. Zili uzun çalmaz, içeri girmez, teşhis koymaz. Geçmiş olsun, bir ihtiyaç olursa haber ver, bu kadar. Fazlası, yorgun evi ayakta karşılamaya zorlar. Azı, yalnızlığı bir cümleyle deler ve geri çekilir.
Ne yazılır
Üç satır. Selam, geçmiş olsun, istersen şu saatte bir kap yemek ya da bir poşet bırakabilirim. İstemiyorsan cevap vermen de gerekmez. Bu son cümle, notu borçtan çıkarır.
İlaç adı, hastalık tahmini ve iyileşme süresi yazmayın. Bilmiyorsunuz. Bilseniz de kapı notu bunun yeri değildir. Yer, olsa olsa bir yakın ve bir hekimdir. Siz komşusunuz.
Adınızı yazın. Adsız not, kapıda tedirginlik bırakır. Telefon numarası istiyorsanız bir kez, küçük. Grup linki koymayın. Link, hasta kapıyı kalabalığa açar.
Nasıl bırakılır
Zarf ya da katlı kâğıt, eşikte. Kapı koluna sıkıştırmayın. Rüzgâr alır, başkası okur. Okunan not, koridor sohbeti olur. Olsun istemezseniz zarfı kapalı tutun.
Zili bir kez, kısa. Açılmazsa beklemeyin. Bekleyen ayak, içerideki uykuyu da böler. Bölmeyin. Not yeter.
Mektup köşesindeki sadelik burada daha da kısa olsun. Orada selam vardır. Burada selam ve bir teklif vardır. İkinci teklifi aynı kâğıda sıkıştırmayın.
Ne götürülmez
Habersiz yemek, habersiz çiçek, habersiz kalabalık. Üçü de evi meşgul eder. Yemek gidecekse nöbetteki gibi önce sorun. Çiçek, koku ve su ister. İstemeyen ev, vazoyu da dert edinir.
Fotoğraf çekmeyin. Kapı, terlik, not. Hiçbiri kare değildir. Grupta şu komşu hasta diye yazmayın. Yazmak, izinsiz ilandır. İlan, notun bütün saygısını siler.
Çocuk, notu taşıyabilir. İçeri girmesin, soru sormasın. Soru, eşikte de teşhis gibi durabilir. Durmasın.
Cevap yoksa
Cevap yoksa ertesi gün ikinci notla hesap sormayın. Bir kez yeter. İkinci kez, birkaç gün sonra, yine kısadır. Üçüncüden sonra durun. Durmak, ilgisizlik değildir. Eşiği rahat bırakmaktır.
İyileştiğini duyunca kutlama ziyareti şart değildir. Bir selam yeter. Hastalığı uzun uzun anlatmasını beklemeyin. Beklenen anlatı, kişiyi yeniden yorar.
Siz de başkasına ayrıntı taşımayın. Taşınan ayrıntı, nottan daha çok gezer. Gezen söz, kapıyı bir sonraki sefere kapatır. Kapanmasın diye susun. Susan komşu, ihtiyaç olursa yine çağrılır. Çağrı gelmezse de kapı notu görevini yapmıştır. Görevi, şifa vaadi değildir. Var olmaktır. Var olup geri çekilmek, bu işin bütün ustalığıdır. Ustalığı büyütmeyin. Büyütülen ilgi, evi sahneye çevirir. Çevirmeyin. Bir kâğıt, bir isim, bir geri çekiliş. Üçü yeter. Dördüncüsü, içerideki kişinin kendi cümlesidir. O cümleyi siz yazmayın. Yazılmayan cümle, saygının ta kendisidir. Kendisi ortadayken nutuk gerekmez. Gerekmeyen nutku kapının önünde de kurmayın. Kurulan nutuk, notu gölgeler. Gölge düşmesin. Düşmeyen not, akşam okunur ve sabah da durur. Duran kâğıt, isteyene bir kapı bırakır. İstemeyene de borç bırakmaz. Kalem silik olmasın. Silik yazı, yorgun gözde kaybolur. Kaybolan cümle, notu boşuna bırakır. Bırakmadan önce kendiniz okuyun. Takıldığınız sözü silin. Silinen söz, çoğu zaman öğüttür. Öğüt kapıda durmasın. Dursun istenen, yalnızca selam ve bir seçenektir. Seçenek de emir kipinde yazılmasın. Yazılan emir, geçmiş olsun cümlesini gölgeler. Gölge düşünce kâğıt, görev listesine benzer. Benzemesin. Benzemeyen kâğıt, katlanır, zarfa girer ve susar. Susan zarf, bu işin en temiz halidir. Temiz olanı süslemeyin. Süslü kart, uzaktan ilan gibi bağırır. Bağırmasın. Düz kâğıt, alçak ses ve bir isim yeter. Gerisi içeride kalsın. Bu kadar.
Sık sorulan sorular
İçeri girmeli miyim? Çağrılmadıysanız hayır. Not, ziyaretin yerine geçer. Ziyaret ayrıca ve istenerek olur.
Ne kadar süre yazarım? Bir not çoğu zaman yeter. Uzun hastalıkta haftada bir kısa satır düşünülebilir. Her gün yazmak, nöbet olur.
Tavsiye istenirse? Tıbbi tavsiye vermeyin. Güvendiği birine ya da sağlık kuruluşuna sormasını söyleyin. Siz yalnızca dinleyin, kısa.