Kapı önü bitki çeliği
Komşuya bir dal çelik verirken kök, su ve saksı sözünü nasıl kısa ve iddiasız tutarsınız.
Bir dal, bir bardak su, bir komşu. Çelik paylaşımı bu kadardır. Bahçe vaadi yoktur. Köklenirse sevinilir, köklenmezse de kimse borçlu sayılmaz. Sayılırsa dal, hediyeden çok sınava döner. Sınav olmasın. Kapı önünde verin, nasıl bakılacağını bir cümleyle söyleyin, gerisini bitkiye ve balkona bırakın.
Hangi dal
Sağlam, hastalıksız, ezilmemiş bir uç. Sararmış yaprağı ayıklayın. Çok uzun dalı ikiye bölün, kısa olan daha kolay durur. Emin olmadığınız türü vermeyin. Zehirli olabileceğini düşündüğünüz bitkiyi çocuklu eve götürmeyin. Götürmemek, cimrilik değildir.
Saksı şart değildir. Bir bardak su da yeter, ilk günler için. Bardak devrilmesin diye ağzı dar olsun. Dar ağız, dalı dik tutar. Toprak istiyorsanız az verin. Az toprak, ıslak bir yığın olmaktan iyidir.
Balkon saksısı bütün fide içindir. Bu not, tek dal içindir. İkisini aynı gün yığmayın. Yığınca hem saksı hem bardak eşikte kalır ve ikisi de unutulur.
Nasıl verilir
Kapıda, kısa. İçeri girip balkonunu düzenlemeyin. Düzenlemek, hediyeyi denetime çevirir. Dalı verin, bir cümle söyleyin. Su azalsın, yaprak suya değmesin. Bu kadar. Daha uzun tarif, kesin kural gibi durur ve tutmazsa kırgınlık olur.
Etiket koyun. Bitkinin günlük adı ve bugünün tarihi. Latince şart değildir. Kişi adı yazmayın. Yazarsanız kuruyan dal, o kapıya kesilir. Kesilmesin. Dal, ortak bir denemedir.
Çocuk eline makas vermeyin. Kesik, yetişkinin işidir. Çocuk taşıyabilir, bardak doluysa yanında bir yetişkin dursun. Dökülen su, merdiveni kaygan yapar. Kaygan merdiven, çeliğin hatırlatacağı şey olmasın.
Köklenmezse
Köklenmezse özür diletmeyin. Toprak, ışık, su, hepsi değişir. Değişen balkonda aynı tarif tutmayabilir. Tutmayınca yeni bir dal dayatmayın. İsterlerse bir kez daha verin. İstemezlerse konuyu kapatın.
Grupta şu evin çeliği öldü diye yazmayın. Yazmak, küçük bir ölümü ilan eder. İlan, bir sonraki dalı da reddettirir. Reddettirmek istemezseniz susun.
Tohum takası kalabalık bir gündür. Çelik, tek kapıdır. Tek kapıyı şenliğe çevirmeyin. Çevirirseniz dal, vitrin olur. Vitrin, kökten önce gelir ve bu ters bir sıradır.
Sonra
Bir iki hafta sonra, isterlerse sorun. Tuttu mu. Tek soru. Uzun bakım sohbeti açmayın. Açılan sohbet, sizi bahçıvan ilan eder. İlan edilmek, her kuruyan yaprağın size sorulması demektir. Sorulmasın.
Bardak geri gelecekse siz alın. Karşı kapı, bardağı yıkayıp size koşmasın. Koşmak, dalın üstüne bir iş daha ekler. Eklemeyin.
Aynı hafta her komşuya bir dal götürmeyin. Üç kapı yeter. Fazlası, sizin bitkinizi de yorar. Yorgun bitki, paylaşılacak uç bırakmaz. Bırakmazsa ara verin. Ara, cömertliği bitirmez. Bitkiyi de sizi de dinlendirir. Dinlenen dal, bir sonraki ay daha sağlam bir uç verir. Verince yine kapıda, kısa, iddiasız uzatın. Uzatırken söz vermeyin. Söz, kökün işi değildir. Kök, kendi hızında yürür. Yürümeyen köke hesap sormayın. Sormayan komşu, bir sonraki dalı da rahat alır. Alan kişi, balkonda yer varsa koyar, yoksa söyler. Söylemek ayıp değildir. Ayıp, dolu balkona bir bardak daha sıkıştırmaktır. Sıkıştırmayın. Yer yoksa dal sizde kalsın. Kalan dal, bir sonraki isteyene durur. Duran dal da bir paylaşımdır, yalnızca bugün değildir. Yaprak suya değmesin, bir kez daha söyleyin ve susun. Susmak, tarifi eksik bırakmak değildir. Eksik bırakılan, kökün kendi payıdır. Payı siz tamamlamayın. Tamamlarsanız her gün mesaj beklenir. Beklenen mesaj, dalı işe çevirir.
Sık sorulan sorular
Hemen toprağa mı konur? Şart değildir. Birkaç gün suda durabilir. Toprağa alınca da aşırı sulamayın. Islak toprak, ince dalı çürütür.
Hangi bitki en kolaydır? Evinizde zaten tutan, bildiğiniz bitki. Tanımadığınız türü deneme olsun diye vermeyin. Bildiğiniz dal, daha dürüst bir hediyedir.
Karşılığında bir şey istenir mi? İstenmez. İsterlerse başka gün bir bardak ya da bir selam yeter. Defter tutmayın.