İki saatlik gönüllülük yeter mi
Haftada iki saat ayıran komşunun hangi işe yettiğini ve hangi işin ona fazla geldiğini ayırın.
Herkesin bir öğleden sonrası yoktur. İki saat, işten çıkan, çocuğu okuldan alan ya da akşam yemeğini yetiştiren kişi için gerçekçi bir paydır. Bu payı küçümsemeyin. Küçümseyince o kişi hiç gelmez. İki saate sığmayan işi de ona vermeyin. Vermeyince ya yarım kalır ya da kişi yorulup kaybolur.
Neye yeter
Kapıyı açmak, çayı kurmak, bir rafı dizmek, kısa bir notu yazmak, bir komşuya tek bir poşet bırakmak. Bunlar iki saate sığar. Sığdığı için biter. Biten iş, insanın ertesi hafta da gelmesini sağlar.
Küçük grubu kurarken de aynı ölçü işe yarar. İlk iş, bir akşamı yutmasın. Yutarsa ikinci kişi gelmez. İki saatlik çerçeveyi baştan söyleyin. Gelen kişi, saatini bilir ve evine yetişir.
Ulaşım da süreden sayılır. Yarım saat yolda geçen kişiye bir buçuk saatlik iş verin, iki saat değil. Yolu yok saymak, sözü baştan bozar.
Neye yetmez
Bütün gün süren toplama, tek kişinin omzuna yıkılan tamir, her akşam yazışma. Bunlar iki saatin işi değildir. Değildir diye o işler yasak olmaz. Birkaç kişiye bölünür ya da daha seyrek yapılır. Seyrek yapmak, hiç yapmamaktan daha dürüsttür.
Bir kişi ben kalırım derse de durun. Yorgunluk tam burada başlar. İyi niyet, saati uzatır. Uzayan saat, bir sonraki ayı boşaltır. İki saat dolunca teşekkür edin ve bırakın.
Büyük bir gün hayal ediyorsanız onu iki saatlik parçalara bölün. Parça bitince durun. Durmazsanız parça yine büyük güne döner ve iki saatlik kişi dışarıda kalır.
Nasıl bölünür
İşi yazın. Süre yazın. İsim yazın. Üç sütun yeter. Sütunda iki saatten uzun satır varsa o satırı bölün ya da silin. Silmek, başarısızlık değildir. Takvimi insan boyuna indirmektir.
Aynı kişi her hafta iki saat veriyorsa ara sıra sorun. Bu tempo sürüyor mu. Sürmüyorsa hayır cümlesi hazırdır. Cümleyi beklemeden siz de azaltın. Azaltmak, kişiyi kaybetmemektir.
İki saat üst üste iki işe bölünmesin. Bir saat kapı, bir saat yazı, derken ikisi de yarım kalır. Bir geliş, bir iş. İkinci iş, başka güne ya da başka isme kalsın.
Bitince
Saat dolunca iş yarım olsa bile kişi kalsın diye ısrar etmeyin. Yarım kalanı not edin. Ertesi gelişin ilk satırı o olsun. Not yoksa yarım iş, ertesi hafta unutulur ve yeniden başlanır.
Teşekkür, süreyi övmesin. İki saatle ne çok şey yaptın demeyin. Bu cümle, bir sonraki sefer üç saat bekler. Somut olun. Raf dizildi, sağ ol. Bu kadar.
İki saati hiç ayıramayan da gruptan sayılır. Ayda bir uğramak, haber taşımak, evinden bir kutu vermek de paydır. Herkesi aynı saate zorlamak, takvimi tek tipe göre kurar. Tek tip, mahalle değildir.
Bir ay sonra listeye bakın. İki saatlik satırlar bitmiş mi, yoksa her seferinde uzamış mı. Uzamışsa işi yeniden bölün. Bölmek, hevesi kırmak değildir. Hevesi gelecek aya taşımaktır. Taşınan heves, bir kerelik kahramanlıktan daha uzun yaşar. Uzun yaşayan iş, komşunun kapısını açık tutar. Saat kapıda da söylensin. İçeride iki saat, kapıda üç saat vaadi olmasın. Vaadi duyan kişi, evdeki işini ona göre kurar. Kurulan iş bozulursa bir sonraki geliş ertelenir. Erteleme ayıp değildir. Ayıp, saati gizlemektir.
Sık sorulan sorular
İki saat az mı kaçar? Bazı işler için azdır. O işi büyütmeyin, parçalayın. Parça bitiyorsa süre yeterlidir. Bitmiyorsa iş büyüktür, kişi küçük değildir.
Aynı gün iki kişi ikişer saat gelebilir mi? Evet. Üst üste değil, yan yana da olabilir. İşi çakıştırmayın. Biri dizsin, biri yazsın. Aynı rafı iki kişi tutmasın.
Süre tutulmazsa ne olur? Kimse saatine sahip çıkamaz. Başta söyleyin, sonda bitirin. Tutulmayan süre, en hevesliyi alıkoyar.