Sessiz gönüllüyü fark etmek
Az konuşan gönüllünün emeğini nasıl görür, onu ortaya çekmeden işe nasıl ortak edersiniz.
Sessiz gönüllü, masanın kenarında durur, bardağı toplar, kapıyı tutar ve adı duyuruda geçmez. Bu, ilgisizlik değildir. Konuşmanın temposuna girmeyen bir emektir. Onu fark etmezseniz bir süre sonra gelmez. Gelmemesinin sebebi, tembellik sanılır. Oysa sebep, görünmemektir.
Nerede durur
Konuşmanın ortasında değil, işin kenarındadır. Çay bitince demliği o yıkar. Sandalye dağılınca o dizer. Not tutulurken o, eksik kalemi uzatır. Bu işler alkış almaz. Almadığı için yok sayılır. Yok sayılan iş, bir sonraki hafta yapılmaz.
Toplantı bitince sorun, ama herkesin önünde değil. Kapıda, tek cümle. Bugün en çok ne ağır geldi. Cevap vermezse zorlamayın. Cevap verirse not edin. Not, onu sahneye çıkarmak için değildir. İşi görmek içindir.
Sessiz katılanın masası oturma düzenini anlatır. Bu not, oturduktan sonraki emeği anlatır. İkisi aynı kişi olabilir. Aynı kişiye iki kez teşekkür yağdırmayın. Bir kez, somut, yeter. Demliği sen yıkadın, sağ ol.
Ortaya çekmeyin
Söz sırası vermek, iyilik gibi durur ve bazen işkencedir. Adını söyleyip hadi bir şey de demek, sessiz kişiyi kapıya iter. İsterse konuşur. İstemezse işini yapar. İkisi de katılmaktır.
Onu grubun sözcüsü de yapmayın. Sözcülük, görünür bir ağızdır. İstemeyen ağız, bir hafta sonra susar ve duyuru da susar. Dönüşümlü sözcülük listesine zorla yazmayın. Liste, isteyen isimlerden kurulsun.
Göz teması ve baş sallamak, sahneye çıkarmadan fark etmektir. Bu, küçük görünür ve yeter. Küçük olanı büyütmeyin. Büyütülen ilgi, bir sonraki gelişi zorlaştırır.
İşi görünür kılın
Kapanışta üç isimden biri, konuşmayan kişi olsun. Konuştuğu için değil, tuttuğu iş için. İsim, övgü nutku değildir. Bir iş, bir ad. Fazlası utandırır.
Görev listesinde kenar işleri de yazın. Yıkamak, dizmek, kapıyı tutmak. Yazılmazsa o işler kimsenin işi değildir ve yine aynı kişiye kalır. Yazılınca başkası da devralabilir. Devir, sessiz kişiyi rahatlatır.
Yorgunluk arasına en çok bu kişi ihtiyaç duyar. Çünkü hayır diyene kadar iş birikir. Birikmeden sorun. Bu hafta sadece oturmak ister misin. Evet derse otursun. Oturma da geliş sayılır.
Karıştırmayın
Sessizlik, her zaman emek değildir. Bazen kişi yalnızca dinliyordur ve iş de istemiyordur. İkisini ayırın. İş yapanın eline bakın. Yalnızca dinleyenin de yanında durun, ona iş yüklemeyin. Yüklemek, dinlemeyi ceza yapar.
Kızgın sessizlik başka bir şeydir. Kaş çatık, kollar bağlı, kapıya yakın. Onu da emektar sanmayın. Aralık sorun. Bir şey mi oldu. Cevap yoksa o gün yeni görev vermeyin. Ertesi hafta bir kez daha, kısa sorun. Israr, duvarı yükseltir.
Grup, yüksek sesli iki kişiye göre kurulmuşsa sessiz olan eksik sanılır. Eksik değildir. Tempo, en yavaş ve en az konuşana da yer bırakırsa oda büyür. Bırakmazsa oda, iki kişinin odası olur ve diğerleri seyirci kalır.
Bir ay sonra bakın. Kenar işleri hâlâ aynı isimde mi. Aynıysa listeyi değiştirin. Değiştirmek, o kişiyi kovmak değildir. Yükü pay etmektir. Pay edilen yük, sessiz kişinin bir sonraki gelişini kolaylaştırır. Kolay gelen kişi, daha uzun kalır. Uzun kalan kişi, grubun hafızası olur. Hafıza, en çok konuşanda değil, en çok tekrar gelendedir. Bir de selam. Kapıda adıyla, yüksek sesle değil, yanından geçerken. Bu, ortaya çekmek değildir. Görüldüğünü bilmektir. Görülen kişi, bir sonraki işi de sessizce tutar. Tutmazsa da olur. Zorlamayın.
Sık sorulan sorular
Sessiz kişi lider olabilir mi? Olabilir, isterse. İstemeden lider ilan etmek, onu kaçırır. İşini görün, unvan vermeyin. Unvan, ayrıca konuşmayı da dayatır.
Teşekkürü grupta mı edelim? Kısa ve somutsa evet. Uzun konuşma olacaksa kapıda, tek kişiye. Kalabalık övgü, kenarı seveni ortaya iter.
Hiç konuşmuyorsa gruptan mı sayılır? Sayılır. Gelmek, dinlemek ve bir işi tutmak da üyeliğin kendisidir. Ağız, tek ölçü değildir.