Yağmurda iç mekân buluşması
Yağmur buluşmayı içeri alınca saati, ayakkabıyı ve ıslak kâğıdı nasıl sade tutacağınızı anlatan not.
Bahçede kararlaştırılan masa, yağmurda işlemez. İnsanlar kapıda ıslanır, kâğıt dağılır, bir kısmı hiç gelmez. İç mekân yedeği baştan yazılırsa buluşma dağılmaz. Bu not, yağmurlu günü ikinci bir şenliğe çevirmeden içeri almanın yolunu anlatır.
Yedek yeri baştan söyleyin
Duyuruda iki satır olsun. Güneş varsa avlu, yağmur varsa şu oda. Oda, geçişi kapatmayan ve ıslak ayakkabının durabileceği bir eşikli yer olsun. Halının ortası uygun değildir. Su, komşunun evine işler ve bir sonraki izin zorlaşır.
Mekân seçerken konuştuğunuz yedek, bu gün içindir. Yeni bir salon aramak, yağmurun altında olmaz. Yedek yoksa buluşmayı erteleyin. Islak kaldırımda ısrar, kimseyi memnun etmez.
Saati değiştirmeyin. Yer değişir, saat kalır. Saat de kayarsa insanlar iki yerde birden bekler. Tek değişiklik yeter.
Eşik ve ayakkabı
Kapıya eski bir örtü serin. Islak ayakkabı o örtüde kalsın. İçeri çamur taşıyan topuk, ev sahibini yorar. Örtü yoksa karton da olur. Karton kayganlaşırsa hemen değiştirin.
Askı ya da bir sandalye, ıslak mont içindir. Montu masanın üstüne yığmayın. Kâğıt ve çay, montun altında kalır. Küçük bir düzen, odanın yarısını kurtarır.
Şemsiye, kapının dışında devrilmesin. Bir kova ya da geniş bir vazo yeter. İçeri damlayan şemsiye, oturan kişinin sırtını ıslatır. Bunu bir kez söylemek, on kez özür dilemekten kısadır.
Kâğıt ve ses
Yağmurda getirilen liste ıslanmış olabilir. Yedek bir kuru kopya evde dursun. Tek nüsha, cebin içinde biterse toplantı hafızaya kalır. Hafıza, on kişide on ayrı saat üretir.
İçeride ses yükselir. Bahçedeki dağınık oturuş, odada birbirinin kulağına yakındır. Tanışma oyunu varsa kısın. On dakika, yağmurda da on dakikadır. Uzamaz.
Pencereyi biraz aralayın. Islak mont kokusu odayı ağırlaştırır. Aralıksız kapalı oda, insanı erken kaçırır. Güvenlik için kapı kilitlenmesin. Çıkış görünsün.
Kim gelmezse
Yağmur, meşru bir özürdür. Gelmeyeni grupta aramayın. Ertesi gün tek cümle yeter: yer içeri alındı, karar şu. Uzun rapor yazmayın. Islak günde gelenler, gelmeyenlerin yükünü de konuşmasın.
Çocuklu aile yağmurda daha zor gelir. Onları bekleyip toplantıyı bir saat kaydırmayın. Gelenlerle başlayın. Geç gelen, özeti bir cümleyle alsın. Baştan anlatmak, erken geleni cezalandırır.
Çay varsa sürahiyi kapı ağzına koymayın. Giren kişi çarpar. Masa, kapıdan bir adım içeride olsun. Naneli limonata da aynı kurala uyar. Islak zeminde kaygan bardak tehlikelidir.
Dağılırken
Örtüyü silkin, kartonu kaldırın, yerdeki suyu bezle alın. Evi sabahkinden daha ıslak bırakmak, yedeği bitirir. Şemsiyeleri karıştırmayın. Benzer siyah şemsiyeler için küçük bir işaret, tartışmayı keser. İşareti sahibi kendisi koysun.
Işıklar saçak altındaysa kablo yerde olmasın. Yağmur ve uzatma, bu buluşmanın işi değildir. Lamba evin kendi lambasıdır. Yetmezse daha küçük bir masa kurun, yeni kablo aramayın.
Ertesi kuru günde avluya dönün. İç mekân alışkanlık olsun diye bahçeyi boş bırakmayın. Yağmur yedektir, asıl yer değil. Bunu bir cümleyle hatırlatmak yeter.
Bir de haber. Yağmur sabah başladıysa öğlene kadar beklemeyin. Öğleden önce yerin değiştiğini, kullandığınız panoya ve gruba bir satır yazın. Geç yazılan haber, insanların eski avluda ıslanmasına yol açar. Erken cümle, kısa da olsa, geç uzun yazıdan daha çok iş görür. Haberi yazan kişi, yedek yerin kapısını da gerçekten açabilen kişi olsun. Anahtarı olmayan bir odayı duyurmak, insanı boş kapıda bırakır.
Sık sorulan sorular
Yağmur dinince dışarı çıkılır mı? Herkes isterse ve yer hâlâ müsaitse çıkılır. Zorunlu değil. Yarısı içeride kalacaksa bölünmeyin. Bölünmüş grup, iki ayrı karar üretir.
Ev sahibi yoksa oda kullanılır mı? Hayır. İzinsiz içeri girmek, yağmuru bahane yapmak olur. Yedek yerin anahtarı ve izni baştan bellidir. Yoksa erteleyin.
Islak kâğıt okunmuyorsa ne olur? Kuru yedek yoksa kararı ertesi güne bırakın. Islak mürekkepten ezber karar çıkarmayın. Unutulan cümle, sonra kavga olur.