Açık havada oturma planı
Avluda ya da kaldırım kenarında otururken gölge, geçit ve sandalyeyi nasıl güvenli tutacağınız.
Açık hava, odayı genişletir ve sesi dağıtır. Aynı zamanda güneş, geçit ve rüzgâr da masaya oturur. Plansız sandalye, bebek arabasının yolunu keser. Bu not, avluda ya da izinli bir kenarda oturmanın sade planıdır. Büyük bir şenlik kurulmaz.
Gölge önce, süs sonra
Öğleden sonra güneş, bir saatte masayı taşır. Gölgeyi baştan seçin. Binanın kendi gölgesi, şemsiyeden daha güvenilirdir. Şemsiye kullanacaksanız tabanı ağır olsun. İnce şemsiye rüzgârda uçar ve camı tehdit eder. Uçabileceğini düşünüyorsanız hiç açmayın.
Ağaç altı serinse orada da durulabilir. Dalı kesmeyin, çivi çakmayın. Kökün üstüne sandalye bacağı saplamayın. Gölge kayarsa masayı azıcık kaydırın, insanı güneşte tutmayın.
Yaz su köşesi ile bu oturuşu aynı saate yığmayın. Biri ikram durağıdır, öteki konuşma masasıdır. İkisi birleşince hem su hem söz dağılır.
Geçit açık kalsın
Kapı, merdiven ve yangın çıkışı sandalyeyle kapanmaz. Bir kişi elinde tepsiyle dönebilsin. Bebek arabası geçebilsin. Bu boşluk, oturma planının kendisidir. On sandalye sığdırmak için yolu kesmeyin. Altı sandalye, açık geçitle daha iyi bir toplantıdır.
Kablo ve ip yerde olmasın. Ayak takılır. Müzik için uzatma aramak, avluyu şantiye yapar. Evin kendi sesi yeter. Konuşmak isteyen konuşur.
Komşu camının tam altına hoparlör ya da yüksek kahkaha yığmayın. Ses yukarı çıkar. Bir saatlik sakin masa, üç saatlik gürültüden daha çok izin bırakır.
Sandalye ve yer
Sandalye sağlam olsun. Kırık iskemle, yaşlı komşuya verilmez. Bir sandalye gölgede sabit dursun, kalkıp dolaşmak zorunda kalan kişi için. Minder yerdeyse örtü kaygan olmasın. Su dökülen örtü, düşürür.
Eşya az olsun. Masa şart değildir. Küçük bir sehpa, bardak için yeter. Büyük masa, rüzgârda devrilir ve geçidi kapatır. Mekân ararken ölçtüğünüz boşluk, sandalyeyle yeniden daralmasın.
Yağmur ihtimali varsa içeri yedek baştan söylensin. Açık havada ısrar, yağmur yazısındaki gibi insanı ıslatır. Yedek oda yoksa buluşmayı erteleyin.
Çocuk ve hayvan
Çocuk koşacaksa yolun dışında, görünür bir alanda koşsun. Kapı ağzı ve bisiklet yolu oyun yeri değildir. Bir yetişkin o alanda dursun. Masa, hem konuşsun hem çocuk kaybolmasın.
Komşunun kedisi masaya çıkarsa kovalamayın, bardağı kaldırın. Hayvanı azarlamak, sahibini de kaçırır. Mama kabını bu masanın ortasına koymayın. İkram ile mama karışmasın.
Çöp, sandalyenin dibinde birikmesin. Küçük bir torba baştan asılsın. Dağılırken torba da kalksın. Avlu, sabahki halinden daha kirli kalırsa bir sonraki oturuş izin bulamaz.
Süre ve dağılma
Bir saat yeter. Güneş döner, gölge kaçar, insanlar yorulur. Bitiş saatini baştan söyleyin. Uzatmak isteyen üç kişi, kalkmak isteyen yediyi tutmasın.
Bitince sandalyeyi yerine koyun, örtüyü silkin, bardağı içeri alın. Yerde kalan peçete, rüzgârla komşu balkona gider. Bu, küçük bir iş gibi durur ve en çok şikâyet oradan çıkar.
Ertesi gün tek soru sorun. Geçit açık kaldı mı, gölge yetti mi, şikâyet oldu mu. Üçünden biri bozuksa sandalyeyi azaltın. Azaltmak, açık havayı bırakmak değildir. Bir de yerin izi. Sandalye ayağı çimde iz bıraktıysa düzeltin, taşta çizik varsa bir dahaki sefere keçe ya da karton koyun. İz bırakmayan oturuş, bir sonraki izni kolaylaştırır. Komşu bunu söylemeden fark eder. İz kalmadıysa bir dahaki sefere aynı köşeyi rahatça kullanırsınız.
Sık sorulan sorular
Kaldırımda oturulur mu? Yerel kural değişir. İzin yoksa yolu kesmeyin. Bina avlusu ya da dükkân sahibinin kabul ettiği köşe daha az sürtünür. Emin değilseniz içeri alın.
Kaç sandalye güvenli? Geçidi kapatmayan sayı doğrudur. Çoğu avluda altı ile sekiz arası rahattır. Daha fazlası yolu daraltıyorsa ikinci kısa grup başka güne kalsın.
Rüzgâr bardakları devirirse? Bardakları ağırlaştırın ya da sehpayı duvara yakın alın. Devrilme sürerse içeri geçin. Israr, kırık cam üretir.