Elle yazılan afişte dört hata
Mahalle afişinde saati, yeri ve yağmur yedeğini silikleştiren dört yazım hatası ve kısa düzeltmesi.
Güzel çizilmiş bir afiş, saat okunmuyorsa duyuru değildir. Elle yazılan kâğıt, mahallede hâlâ iş görür. Telefonu olmayan komşu onu görür. Yine de dört hata, kâğıdı süs haline getirir. Bu yazı o hataları ayırır.
Çok küçük harf
Birinci hata, defter yazısıyla afiş yazmaktır. Bir adım öteden okunmayan harf, yok hükmündedir. Kalın kalem, kısa satır ve büyük harf kullanın. Süslü el yazısı uzaktan çizgiye benzer.
Satır sayısı beş civarında kalsın. Gün, saat, yer, yağmur yedeği, kim sorulacak. Gerisi sözlü anlatılır. On satırlık afiş, hiçbir satırın okunmaması demektir.
Kâğıdın kenarından bir parmak boşluk bırakın. Yazı kenara yapışırsa bant harfi yutar. Bantı harfin üstüne değil, köşeye koyun.
Saat ve yer aynı hizada kaybolur
İkinci hata, saati cümlenin içine gömmektir. Cumartesi öğleden sonra belki üçte gibi bir ifade, üç ayrı saate bölünür. Rakamı ayrı satıra yazın. Cumartesi, saat üç. Yer bir alt satırda, tek dükkân ya da tek oda adı.
İki yer birden yazacaksanız yağmur cümlesini kısın. Güneş varsa avlu, yağmur varsa şu kapı. Uzun adres, afişe sığmaz. Adresi bilmeyen için pano ve telefon ayrıca çalışır. Afiş, hatırlatmadır.
Yanlış yazılan saati üstünü karalayarak düzeltmeyin. Yeni kâğıt daha temizdir. Karalama, hangi saatin geçerli olduğunu belirsiz kılar.
Renk ve zemin
Üçüncü hata, sarı üstüne açık yeşil yazmaktır. Zemin açık, kalem koyu olsun. Kırmızı zemin üzerine mavi, uzaktan titrer. Tek renk yeter. Beş renk, şenlik gibi durur ve cümleyi böler.
Kâğıt beyaz ya da açık kraft olsun. Parlak ve kaygan zemin, kalemi kaydırır, yağmurda da leke olur. Mürekkepli kalem ıslanınca dağılır. Mümkünse suya daha dayanıklı bir kalem kullanın. Yine de afişi camın içine alın. Dışarıda açıkta duran kâğıt bir yağmurda biter.
Çocuk süsleyebilir. Süs, saatin üstünü kapatmasın. Çiçek kenarda kalsın. Ortada rakam dursun.
Eski afiş duvarda kalır
Dördüncü hata, biten buluşmanın kâğıdını yerinde bırakmaktır. Eski saat, yeni habere güveni düşürür. Yeni afişi asmadan eskisini sökün. Üst üste üç kâğıt, hiçbirinin okunmaması demektir.
Sökülen kâğıdı bir zarfta tutabilirsiniz. Bir sonraki afişte aynı cümleleri oradan hatırlarsınız. Zarfta on kâğıt birikirse yalnızca son ikisini bırakın.
İsim, telefon yığını ve çocuk listesi afişe yazılmaz. Tek kişi, tek iletişim yeter. Kapı numarasıyla ihtiyaç ilanı bu kâğıdın işi değildir. Karşılama paketi bile isim ilan etmez. Afiş daha da etmesin.
Asmadan önce sesli okuyun
Kâğıdı bir adım geriden, başka bir komşuya okutun. Siz yazdığınız için saati biliyorsunuz. O bilmiyor. Takılırsa cümle uzundur. Kısaltın. Bu bir dakika, yanlış yere giden on kişiyi kurtarır.
Yazım kusuru utanç değildir. Anlaşılmayan saat utançtır. Gerekirse kelimeyi sadeleştirin. Süslü karşılık aramayın. Gel, saat üç, avlu. Bu kadar net olabilir.
Afişi asınca iş bitmez. Yağmur ve rüzgâr kontrolü, ertesi gün bir bakış ister. Düşmüş kâğıdı yerde bırakmayın. Ya yeniden asın ya kaldırın. Yerdeki duyuru, çöp gibi durur.
Aynı kâğıdı üç yere birden asacaksanız üçünü de aynı cümleyle yazın. Birinde saat üç, diğerinde üç buçuk olursa kavga kâğıttan çıkar. Bitince üçünü de birlikte sökün. Biri duvarda unutulursa eski saat yaşamaya devam eder.
Sık sorulan sorular
Fotokopi şart mı? Hayır. Tek elle yazılmış kâğıt, tek kapı için yeter. Birden fazla bina varsa aynı cümleyi ikinci kâğıda da büyük yazın. Küçültüp çoğaltmak, harfi okunmaz yapar.
Resim saatin yerini tutar mı? Tutmaz. Çizim davet eder, saat bilgi verir. İkisi birden olacaksa saat daha büyük kalsın. Resim kenara çekilsin.
Hata fark edilince ne yapılır? Kâğıdı indirin, doğrusunu yazın, aynı gün asın. Üstüne küçük bir düzeltme bandı yapıştırmak, uzaktan yine yanlış okunur. Yeni kâğıt daha kısa sürer.