Çay bitince sohbet ne olur
Demlik boşalınca toplantının dağıldığını sandığımız akşamı ve sözün çaysız da sürdüğünü anlatır.
Demlik boşaldı. Bir kişi kalktı, mutfağa yöneldi. Yöneliş, cümleyi kesti. Kesilen cümle, tam da o günün kararıydı. Karar, ikinci demliği beklerken unutuldu. Unutulan karar, ertesi hafta üç ayrı şekilde hatırlandı. O akşam anladık. Çay bitince sohbet bitmek zorunda değil. Bitiyorsa çay, sözün şartı olmuş demektir. Şart olmasın.
Ne yaptık
İkinci demliği hemen koymadık. Koyarsak mutfak yine on dakika yiyecekti. Yemesin diye sürahiye su doldurduk. Su, itiraz görmedi. Görmeyen masa, cümleyi bitirdi. Biten cümle, kapanışa yetişti.
Biri, çaysız olmaz dedi. Dedik, olur. Olduğunu o akşam gördük. Gören kişi, ertesi hafta kendi matarasını getirdi. Getiren matara, demliği görev olmaktan çıkardı.
Çay sırası hâlâ duruyor. Sıra, ikram içindir. Bu not, ikram bitince sözün durmaması içindir. İkisi çelişmez. Çelişirse sözü seçin.
Kim rahatladı
Çayı getiren kişi, o akşam mutfakta kalmadı. Kalmayınca toplantının sonunu da duydu. Duyan kişi, ertesi hafta yine yazıldı. Yazılmayan haftalar, hep mutfakta bitenlerdi.
Sessiz oturan, bardağı bitince kalkacak sandık. Kalkmadı. Kalkmaması, çayın değil sözün onu tuttuğunu gösterdi. Gösteren akşam, köşedeki sandalyeyi de rahatlattı.
Çocuk, boş demliği oyuncak sandı. Sandığı için demliği yukarı aldık. Yukarı almak, çay işini kapattı. Kapanan iş, çocukla sözü aynı masada bıraktı. Bırakmak, dağılmak değildi.
Sonraki kural
Çay biterse haber verilir, yeni demlik oylamayla değil, isteğe bağlıdır. İsteyen kalkar, istemeyen oturur. Oturan, sözü taşır. Taşıyan söz, mutfağa gitmez.
Bardak boş diye özür dilemeyiz. Dilemek, ikramı borç yapar. Borç, yemek nöbetinde de aynı tuzağı kurmuştu. Kurmasın diye boş bardağı masada bırakıyoruz. Bırakılan bardak, utanç değil, bitmiş bir iştir.
Bir komşu, çaysız akşamı eksik buldu. Eksik bulan, ertesi hafta demliği erken getirdi. Getirmesi iyi oldu. İyi olan, zorunluluk değildi. Gönüllü erken demlik, sırayı bozmadı. Bozmaması için yine listeye yazdık. Yazılan liste, sürpriz ikramı da kesti.
O akşam karar, su bardağının yanında çıktı. Çıkan karar, çaylı haftalardan daha netti. Netlik, belki de mutfağa kimsenin kalkmamasındandı. Kalkmayan oda, aynı cümleyi duydu. Duyan oda, dağılırken üç ayrı hikâye üretmedi. Üretmeyen akşam, bizim için ölçü oldu. Ölçü şu. İkram varsa içilir, yoksa söz sürer. Süren söz, demliğe bağlı değildir. Bağlı sanırsanız her biten çay, bir kopuş olur. Kopuş olmasın. Olmasın diye boş demliği sakince kaldırın, sürahiyi koyun, cümleyi bitirin. Bitmeyen cümle, ikinci demlikten daha pahalıdır. Pahalı olanı seçmeyin. Seçilen söz, ertesi hafta da aynı kapıda durur. Duran kapı, çaylı da çaysız da açılır. Açılan kapı, ikramı değil insanı bekler. Beklenen insan, bardağı boş bulsa da oturur. Oturursa akşam tamamdır. Tamam olan akşamı şekerle ölçmeyin. Şeker bitsin, söz bitmesin. Bitmesin diye masada bir sürahi yerini baştan ayırın. Ayrılan yer, demlik kalkınca boşluk bırakmaz. Bırakmayan masa, herkesin ayağa kalkmasını da önler. Önlenen kalkış, cümlenin ortasını korur. Korunan orta, kapanışa kadar gider. Giden kapanış, üç kişide üç ayrı karar doğurmaz. Doğurmaması, o akşamın asıl kazancıydı. Kazancı çay diye anlatmayın. Anlatırsanız yine demlik şart sanılır. Sanılan şart, bir sonraki boşluğu da paniğe çevirir. Çevirmeyin. Boş demlik, sakin bir işarettir. İşaret şudur. İkram bitti, söz durmadı. Durmayan sözü mutfakta aramayın. Aranan ikinci demlik, çoğu zaman kararı geciktirir. Geciken karar, ertesi hafta tartışma olur. Olsun istemezseniz oturun. Oturan kişi, bardağı boş da olsa cümleyi tamamlar. Tamamlanan cümle, şekerden uzun hatırlanır.
Sık sorulan sorular
Su yetersiz kaçtı mı? Kaçmadı. İsteyen sonra kendi çayını içti. Masa, ikinci demliği beklemeden kapandı.
İkram hiç kalksın mı? Kalkmasın, sıra varsa. Sıra yoksa zorla demlik de kurmayın. Kurulan zoraki çay, sözü yine mutfağa taşır.
Misafir alınır mı boş bardakla? Alınır. Önce söyleyin, çay bitmiş olabilir. Sürpriz utanç, haberli sudan daha çok bozar.