Ortak süpürme saati
Apartman önünü birlikte süpürürken süreyi, süpürgeyi ve şikâyeti nasıl kısa tutacağınız.
Kapı önü, kimsenin evi değildir ve herkesin ayağıdır. Ortak süpürme, bunu yarım saatte toparlar. Seferberlik değildir. Bir süpürge, bir faraş, belli bir saat. Fazlası, nöbete döner. Azı, yaprak ve tozu merdivenden indirir. İndirilen toz, ertesi selamı kolaylaştırır.
Ne zaman
Haftada bir, aynı kısa saat. Sabahın çok erkeni komşuyu uyandırır. Akşamın geçi de. İkindi, çoğu kapıya uyar. Uymazsa sorun ve kaydırın. Kaydırmadan ilan etmeyin.
Yağmurda ısrar etmeyin. Islak süpürge, çamuru yayar. Yayılan çamur, iyi niyeti şikâyete çevirir. O gün atlayın. Atlama, tembelliğin ilanı değildir.
Açık hava oturuşu ile aynı saate koymayın. Biri süpürür, öteki oturursa ikisi de yarım kalır. Ayrı günler seçin.
Kim tutar süpürgeyi
İki kişi yeter. Bütün katı sıraya dizmeyin. Dizerseniz gelmeyenler suçlanır. Suçlanan kat, bir daha inmez. İnmek isteyen iki kişi, kapıyı açık tutar. Açık kapıya o gün üçüncü kişi katılırsa da olur. Zorunlu liste olmasın.
Süpürge ortaksa yerini belli edin. Kaybolan süpürge, saati iptal eder. İptal olmasın diye süpürge, anlaşılan bir köşede dursun. Kişisel süpürge getiren de götürsün. Eşikte unutulan sap, bir sonraki kavganın bahanesi olur.
Çocuk katılabilir, yolun kenarında. Caddeye doğru süpürmesin. Süpürme yönü, içeri değil, toplanan bir noktaya olsun. Toplanan çöp, poşete girsin. Poşet, orada dağılmasın.
Şikâyet çıkarsa
Gürültü olursa saati kısaltın. Kısaltmak, işi bırakmak değildir. Yarım saat, yirmi dakikaya iner. İnen süre, üst katı da rahatlatır.
Kimse senin önün daha kirli demesin. Cümle, süpürmeyi mahkemeye çevirir. Çevirmemek için kendi önünüzü süpürün, başkasının eşiğini işaret etmeyin. İşaret, ertesi haftayı boşaltır.
Yönetici varsa bir cümle haber yeter. İzin tartışmasına girmeyin. Ortak alanın kuralı değişirse uyun. Uymadan süpürmek, iyiliği ihlale çevirir.
Bitince
Poşeti çöpe koyun, süpürgeyi yerine asın, faraşı silkin. Silkilmeyen toz, ertesi gün aynı işi yeniden çıkarır. Çıkarmasın.
Teşekkür nutku yok. Süpürdük, sağ olun. Bu kadar. Nutuk, yarım saati toplantıya çevirir. Toplantı başka gündür.
Bir ay sonra bakın. Aynı iki kişi mi yoruluyor. Yoruluyorsa ara verin ya da saati seyreltin. Seyreltmek, kapıyı pis bırakmak değildir. İnsanı nöbetten çıkarmaktır. Çıkarılan kişi, bir sonraki ay yine iner. İnmezse de kapı önü, o hafta kendi halinde kalır. Kalan toz, dünyanın sonu değildir. Sonu olmayan işi büyütmeyin. Büyütülen süpürge, komşuyu kaçırtır. Kaçırmayın. İki kişi, yarım saat, bir poşet. Bu ölçü, bir mevsim gider. Gitmezse de suçlu aramayın. Aranan suçlu, süpürgeyi duvara asılı bırakır. Asılı süpürge, bir dahaki ikindiye kadar orada durur. Dursun. İsteyen indirir, isteyen o hafta evinde kalır. Kalan kişi de ayıplanmasın. Ayıplanmayan kapı, bir sonraki saatte yine açılır. Açılan kapı, tozu da selamı da birlikte indirir. İndirilen selam, süpürgeden daha uzun hatırlanır. Hatırlansın diye bağırmayın. Alçak ses, temiz eşik, kısa süre. Üçü bir arada yeter. Fazlasını vaat etmeyin. Eldiven varsa getirin, yoksa da olur. Olmayan eldiveni ortak kasadan almaya kalkmayın. Kasa, süpürgeyi muhasebeye bağlar. Bağlanan iş, bir sonraki ikindiyi tartışmayla açar. Açmayın. Su gerekiyorsa bir kova yeter, hortum açmayın. Açılan hortum, alt kata sıçrar. Sıçrayan su, süpürgenin bütün iyiliğini siler. Silinmesin diye kuru süpürün, ıslağı yağmur gününe bırakın. Bırakılan gün de takvimde yazılı kalsın. Yazılı gün, kapıda sürpriz gürültü çıkarmaz. Çıkarmasın diye saati bir kez daha, yüksek sesle değil, kapıda kısaca söyleyin.
Sık sorulan sorular
Her gün süpürülür mü? Gerekmez. Haftada bir, görünür kir için yeter. Her gün, nöbet olur ve insanlar düşer.
Makine şart mı? Hayır. Süpürge ve faraş yeter. Gürültülü makine, saati şikâyete bağlar. Bağlamayın.
Karşıdaki dükkân da katılsın mı? İsterse. Zorlamayın. Kaldırım onların sorumluluğundaysa haber verin, alanı bölüşmeyin diye kavga açmayın.