Malzeme eksik çıkınca B planı
Atölye günü iplik ve kâğıt yetmeyince işi küçültüp nasıl yine oturduğumuzu anlatır.
Listede on makara iplik vardı. Masada üç tane duruyordu. Kâğıt da kısa kesilmişti. İlk tepkimiz market koşusu oldu. Koşunca saat kaybedecektik ve gelen kişi boş oturacaktı. Oturmasın diye koşmadık. İşin kendisini küçülttük. Küçülen iş, o günü kurtardı. Kurtaran şey, yeni bir malzeme değil, eski bir karardı.
Ne eksikti
İplik, üç renkte. Kâğıt, yarım deste. Makas, iki tane. Gelen kişi beş olunca makas sıraya girdi. Sıra, ilk on dakikayı yedi. Yiyen dakika, sohbeti de kesti. Kesen şey, eksikliğin kendisi değil, herkese aynı işi vermemizdi.
Bir kişi, evden getireyim dedi. Gitmesi yirmi dakikaydı. Yirmi dakika, grubu bekletti. Bekletmemek için gitmesine izin vermedik. İzin vermemek, cimrilik gibi durdu. Durmadı, çünkü iş zaten masada değişebilirdi.
Onarım masasında da aynı şey olur. Alet eksikse bütün tamiri o güne yığmayız. Yığınca eksik, utanca döner. Dönen utanç, bir sonraki malzemeyi de saklar.
B plan neydi
İpliği üç kişi paylaştı. Kalan iki kişi kâğıt katladı. Katlama, iplik işinin küçüğüydü ama o günün işiydi. İş, herkesin aynı şeyi yapması değildi. Aynı masada durmasıydı.
Makası elden ele verdik. Vermek, sırayı kısalttı. Kısaltan kural basitti. Bir kesik, sonra yanındakine. Yanındaki beklerken konuştu. Konuşmak da atölyenin parçasıydı.
Bitmeyen parça utanç olmadı. Eve götürüp bitirin demedik. Masada kalan, ertesi haftanın ilk işi oldu. İlk iş, yeni malzeme gelince tamamlandı. Tamamlanan parça, eksik günden daha çok hatırlandı.
Bir daha
Artık listede yedek satır var. İplik yoksa kâğıt. Kâğıt yoksa yalnızca konuşma ve bir tamir. Tamir de yoksa çay. Çay, çay sırasında yazılıdır. Yazılı olunca B plan, uydurma değil, önceden söylenmiş bir yoldur.
Malzemeyi bir kişide biriktirmiyoruz. Biriken kutu, o kişi gelmezse yok olur. Yok olan kutu, yine aynı eksik günü çıkarır. Çıkarmasın diye kutu, ortak rafta duruyor.
Eksik çıkınca özür konuşması uzamasın. Uzayan özür, işin yerini alır. Aldığı yerde kimse katlamaz, kimse kesmez. Kesmek için bir cümle yeter. Bugün şu kadar var, bunu paylaşacağız. Paylaşım, marketten daha hızlıdır.
O gün üç makara, beş kişiye yetti. Yetmesi, herkesin aynı uzunlukta iş çıkarması değildi. Kimisinin kısa bir parça, kimisinin yalnızca bir düğüm olmasıydı. Düğüm de el emeğidir. Emeği ölçmeyin. Ölçülen masa, eksik malzemeyi daha da utançlı yapar. Utanç kalkınca kişi yine gelir. Gelen kişi, bir sonraki hafta kendi evinden bir makara getirebilir. Getirmese de olur. Olması için B planı baştan yazın. Yazılmayan plan, o gün market kapısında biter. Biten saat, geri gelmez. Gelmeyen saati malzeme ile değil, küçülen işle kurtarın. Kurtarılan iş, eksik kutudan daha dürüst bir hatıradır. Hatırayı büyütmeyin. Üç makara da bir atölyedir. Atölye, dolu raf diye tanımlanmaz. Tanım, oturan kişidir. Oturan varsa iş de vardır. Varsa küçültün, dağıtmayın. Dağıtılan masa, eksik bahanesiyle erken biter. Erken biten gün, bir sonraki çağrıyı da zayıflatır. Zayıflamasın diye oturun. Otururken kimde ne var, yüksek sesle sayın. Sayım, utanç için değil, paylaşım içindir. Paylaşım bitince kalan parçayı etiketleyin. Etiket, ertesi hafta aynı tartışmayı keser. Kesilen tartışma, makasın kendisinden daha çok zaman kazandırır. Kazanılan zaman, yeni malzeme beklemeden kullanılır. Kullanın. Kullanılmayan B planı, kâğıtta güzel durur ve rafta unutulur. Unutmayın. Raftaki iki satır, o günü marketten daha çabuk kurtarır. Bu yeter.
Sık sorulan sorular
Market şart mı oldu? Olmadı. Eksik gün, işi küçülterek bitti. Acil bir güvenlik malzemesi yoksa koşmayın.
Kim eksik getirdiyse suçlanır mı? Suçlanmaz. Liste ortaksa eksik de ortaktır. Bir kişiye kesilen hesap, bir sonraki kutuyu saklar.
B planı duvara yazılır mı? Kısa yazın. İki satır yeter. Uzun yedek liste, asıl işi yine karıştırır.